|
KARAMANOĞLU MEHMET BEY
Karamanoğullarının üçüncü ve en büyük hükümdarıdır. Doğum tarihinin
kesin olmamakla birlikte 1246 olduğu sanılmaktadır. Ölüm tarihi ise
1283'tür.
Mehmet Bey Karamanoğulları'nın başına geçtiğinde, Anadolu'da Moğol
hakimiyeti bulunmaktaydı. Karaman Bey'in ölümünden sonra, Anadolu
Selçuklu Sultanı IV.Rüknettin Kılıçarslan, Karaman ülkesinin
idaresini, vezirlerinden Hutenoğlu Bedrettin ibrahim'e vermiş; eski
ülüş sistemini tanımadığını ilan etmişti. Daha çocuk yaşta olan
Mehmet Bey ve kardeşleri de yakalanıp hapsedilmişti.
IV.Rukneddin Kılıçarslanın ölümü üzerine, yerine III.Gıyaseddin
Keyhüsrev geçti. Mehmet Bey ve kardeşleri serbest bırakıldı.
Karamanoğlu Mehmet Bey, başa geçer geçmez, Selçuklulara cephe aldı.
Üzerine gönderilen Moğol-Selçuk ordusunu, Göksu vadisinde mağlup
etti. Güneye yönelip, Sahiller Emini Hoca Yunus ordusunu da yenerek
egemenliğini sağlamlaştırdı. Daha sonra, Eşrefoğlu ve enteşe
Türkmenlerini de yanına alarak Konya önlerine geldi. Konya'yı
zaptederek Gıyaseddin Siyavuş'u Selçuklu tahtına geçirdi.
O sırada Selçuklular, edebi dil olarak Farsça'yı, devlet işlerinde
ise Arapça'yı kullanıyorlardı. Halk ise bu iki dilin dışında, kendi
öz dili olan Türkçe'yi kullanmayı sürdürüyordu.
Mehmet Bey, millet olarak yaşamanın ilk şartı olarak, dil birliğinin
sağlanması gerektiğine inanıyordu. Kendi dilini ve kültürünü hor
gören, başka kültürlerin egemenliğine girmeyi yücelik sanan, bu yoz
anlayışa tepki gösteriyordu. Konya'nın alınmasından sonra, 1277
tarihli ünlü fermanını yayınladı. Türkçeden başka bir dil
konuşulmasını yasakladı. O'nun bu fermanı Anadolu'da uzun yıllar
yankılanmış ve günümüze kadar gelmiştir.
Konya'yı yeniden ele geçiren Moğollar, Karamanoğulları üzerine
yürüdüler. Küçük bir orduyla Moğollara karşı yiğitçe savaşan Mehmet
Bey, kardeşleri Tanu ve Zekeriya ile birlikte şehit düştü.
Mehmet Bey askeri ve idari yönden bilgili ve yetenekli bir devlet
adamı idi. Hayatı boyunca bilim ve sanat adamlarını etrafında
toplamış, onlara büyük değer vermiştir.
KARAMANOĞLU MEHMET BEY ve FERMANI
Karamanoğlu Mehmet Bey'in, 13 Mayıs 1277'de, Türkçe'yi korumak
amacıyla yayınladığı ünlü fermanını, herhangi bir ferman diye
nitelendirmek, yanlış olsa gerektir.
O dönemdeki Anadolu'nun durumunu kavramadan, fermanı değerlendirmek
de, yine gerçeklere tam anlamıyla ulaşmamızı engeller.
XII.y.y. ve sonraları, Anadolu Selçukluları'nın hüküm sürdüğü;
Anadolu Selçukluları Türk olmalarına rağmen, devletin her alanında
İran hakimiyetinin apaçık görüldüğü ve Türklüğün değerlerinin,
devlet eliyle unutturulmaya yüztuttuğu yıllardır.
İşte bu dönemde Karamanlılar, Anadolu'da, dil alanında değil; Türk
değerlerinin yaşatılması için, her alanda, büyük mücadeleler
vermişlerdir.
1238'de Selçuklular'ın İranlaşması karşısında, Karaman'lıların atası
Nure Sofi'nin de katıldığı; Türklüğün savunması denilebilecek,
Kırşehir'in Maliya Ovası'nda gerçekleşen savaş; Karamanoğulları'nın
Anadolu'da verdikleri mücadelelerin, koltuk kavgası değil; Türk
değerlerinin korunması olduğunun en açık delili sayılabilir.
Karamanoğlu Mehmet Bey de, atası Nure Sofi gibi, Anadolu'da,
Türklüğün, Türk değerlerinin mücadelesini vermiştir. 1277'de
yayınladığı fermanın özünde, bir milletin birlik beraberliğinin ilk
adımının, dil birliği olduğu gerçeği vurgulanmaktadır.
Orta Asya'dan Anadolu'ya göçen, burada devlet ve beylikler kuran
Türk boylarının, başka millellerin değerlerini kabullenip, kendi öz
yapılarını terk etmeye yöneldikleri ve bu yönelişi adeta marifet
saydıkları bir dönemde, sadece Karamanoğulları'nın, Türk değerlerine
bağlı kalma savaşı vermeleri ve Karamanoğlu Mehmet Bey'in bu
gerçeği, tarih sayfalarına, fermanıyla kazıması, Anadolu Türk
tarihinin en önemli adımlarındandır
|